Haber: Seyfi ÇELİKKAYA
(YOZGAT) – Merkezi Ankara’da bulunan ve kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta güçlenmesini destekleyen dayanışma temelli Emekçi Bozkır Kadın Kooperatifi üyeleri, sosyal, kültürel yönlerini tanımak, yörede yetişen ürünleri tanıtmak üzere Yozgat’a geldi. Karanlık Dere Vadisi’ni gezip, bölgede yetişen ürünleri toplayıp, üreticiden bedeli karşılığında satın alan emekçi kadınlar, organik ürünleri hem kendilerinin tüketeceğini hem de Ankara’daki komşularına ikram edip, tanıtacaklarını söylediler.
Ankara’da farklı yaşlardan, farklı deneyimlerden kadınların bir araya gelerek emeğini görünür kıldığı, birlikte ürettiği ve birlikte karar aldığı bir dayanışma yapısı olarak kurdukları Emekçi Bozkır Kadın Kooperatifi’nin, kadınların yalnızca üretici değil; aynı zamanda planlayan, yöneten ve söz sahibi olduğu bir kooperatif modeliyle hem yerel üretimi desteklemeyi hem de kadın dayanışmasını büyütmeyi amaçladığı aktarıldı.
Yurdun farklı şehirlerinden Ankara’ya yerleşen ailelerin yer aldığı kooperatifin emekçi kadınları, İç Anadolu Bölgesi’ndeki şehirleri ziyaret ederek yakından tanımaya çalışırken, yöreye özgü ürünleri de Ankara’da tanıtmaya çalışıyorlar.
Bu kapsamda Yozgat’a gelen emekçi kadınlar, Şefaatli ilçesinde Belediye Başkanı Zeki Bozkurt’a konuk oldular. Şair Yusuf Özcan rehberliğinde ilçenin doğal güzelliklerini görme ve tanıma imkanı bulan ve Şefaatli-Yerköy ilçesi arasında yer alan Karanlık Dere vadisini gezen emekçi kadınlar, burada yetişen meyve ve sebzelerin tadına baktılar.
“YOKSULLUK NEDENİYLE, YOKLUK NEDENİYLE GÖÇ ETMİŞ KİTLELERİ TEMSİL EDİYORUZ”
Emekçi Bozkır Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Salime Tarikçi, kooperatifin ekim ayında 3 yaşına gireceğini bildirerek, “metropol kentlerinde olup da oralı olmayan, oralıyım demeyen; Yozgatlıyım, Çorumluyum, Malatyalıyım diyen insanları bir araya getirmek üzere kar amacı olmayan kooperatifi kurduklarını” anlattı ve şunları kaydetti:
“Biz de madem Yozgatlıyız diyoruz; tanıyalım, öğrenelim ve köklerimizi tanışıp barışalım istedik. Küs değiliz tabii ki ama şöyle bir gerçek var; yoksulluk nedeniyle, yokluk nedeniyle göç etmiş kitleleri temsil ediyoruz. Şehirde tutunduk ama içimizde bir boşlukta var. O boşluğun ne olduğunu bilmek bizim için de zor. Ama tanıdıkça, öğrendikçe, burada oldukça mutlu olduğumuzu anlıyoruz. Biz buralarda mutluyuz. Tekrar tekrar kökümüze dönüp tanışmak istiyoruz. Benim köyüm Büyük İncirli köyü, merkeze bağlı bir köy ve buraya çok uzak değil. Ama annem dahil, ne Çamlığa gitmiş ne buraları biliyor. Köylülük şöyle bir şey anladığım kadarıyla; oradan çıkarsın büyük şehire gidersin, büyük şehirden köyüne geri dönersin. Başka yere gitmezsin, başka yer yok.”
Tarikçi, Yozgat’taki “Karanlık Dere”ye araştırma yaparken rastladığını anlatarak, “Erken kararıyormuş. Çünkü vadi olduğu için güneşi geç alıyormuş ve kar düşmezmiş. Bunu yayınlardan biliyorum. Ayrıca Karanlık Dere üzümleri ile ilgili çok fazla bilimsel yayın var, araştırma da var. Dedim ki, ‘Bu kadar ilginç, güzel, tadı olan bir yer benim de köküm. Gidelim’ dedim. Arkadaşlarıma da önerdim. Geçen sene Yerköy’de bir bağ, yani Karanlık Dere’nin bittiği yere gittik. Bu sene başladığı yere geldik. Biz mutluyuz. Gelen herkes mutlu ve bir buluşma duygumuz var. Büyük kent insanları cami avlusuna bırakılan yetim çocuklarız. Bizim kökümüz var ama, kökümüze geldik” diye konuştu.
“GÖÇ VE YOKSULLUK ÜZERİNE ÇALIŞMA YAPIP ÖYKÜ KİTABI ÇIKARMAK İSTİYORUZ”
Kooperatif üyelerinin ortak çalışması ile öykü kitabı da yazdıklarını aktaran Tarikçi, kendilerininki gibi bir kooperatifin Türkiye’deki kadın kooperatifleri içinde bulunmadığını söyledi ve şöyle devam etti:
“Kar amacı gütmeyen kooperatifiz. Bir para alıyoruz ama bunun içinde kar yok. Masrafı paylaşarak hareket ediyoruz. Cinsiyet eşitliğini önemseyerek hareket ediyoruz. Felsefe tarihinde aşkın cinsiyetini ders olarak işledik ve öykü kitabı çıkardık, ‘Aşkın Öteki Yüzleri’ diye, ortaklarımız yazdı. Göç ve yoksulluk üzerine çalışma yapıp öykü kitabı çıkarmak istiyoruz. Bir de somut ürünlerimiz var. Kozmetik üretiyoruz, vegan üretim yapıyoruz ve İç Anadolu ürünlerini, Yozgat ünlülerini de ürünlerimize dahil ettik. Çedene kremimiz var, kenevir yağı katkılı; yaşlanma karşıtı, son derece iyi bir ürün. Kalecik karası özünden sabunumuz ve katı şampuanımız var. O da Hasanoğlan ısırganotundan. Bunları şunun için önemsiyoruz; vegan ürün çıkarıyoruz. Tercihimiz vegan olmuş olacak. İç Anadolu Yozgat ürünlerini, ünlüleri açığa çıkarmak, görünür yapmak, kullanılır hale getirmek gibi bir isteğimiz, özlemimiz var ve buna da başladık. Başarılı mıyız sorusunu siz sormadan ben söyleyeyim; bence biz elçiyiz, elçinin başarısı olmaz. Gittiği yol kadar gider. Onun için de başarı sizin takdiriniz ama varız. Biz bu dünyada varız.”




